Oku Okut Yayınları https://yayin.okuokut.org/okuokut <p>Oku Okut Yayınları; açık erişimli, gayri ticari, bilimsel yayıncılığı benimsemiştir. Başvuru sonrasında yapılan incelemelerde ve Yayın Kurulu’nca alınan kararda yayımı uygun görülen çalışmalar, e-kitap formatlarında ücretsiz olarak okuyucularımızla buluşturulmaktadır.</p> <p>Oku Okut Yayınları; uluslararası yayıncılık standartları ve etik prensipleriyle uyumlu, yüksek kalitede kitapları açık erişimli olarak yayımlayarak sürekli genişleyen bilimsel bilginin yayılmasına katkıda bulunmayı hedeflemektedir.</p> <p>Yayın Kurulu tarafından yayımlanmak üzere değerlendirilen tüm kitap önerileri, hakem değerlendirme politikamıza uygun olarak iki dış hakem tarafından incelenecektir.</p> tr-TR <p>Yazarlar <em>Oku Okut Yayınları'nca </em>yayımlanan çalışmalarının telif hakkına sahiptirler ve çalışmaları Creative Commons Atıf-GayrıTicari 4.0 Uluslararası (CC BY-NC 4.0) olarak lisanslıdır. Creative Commons Atıf-GayrıTicari 4.0 Uluslararası (CC BY-NC 4.0) lisansı, eserin ticari kullanım dışında her boyut ve formatta paylaşılmasına, kopyalanmasına, çoğaltılmasına ve orijinal esere uygun şekilde atıfta bulunmak kaydıyla yeniden düzenleme, dönüştürme ve eserin üzerine inşa etme dâhil adapte edilmesine izin verir. bk. <a href="https://yayin.okuokut.org/index.php/okuokut/$$$call$$$/api/file/file-api/download-library-file?libraryFileId=2" target="_blank" rel="noopener">Telif Hakkı Sözleşmesi</a></p> <p>Yazarlar, Oku Okut Yayınları'na diğer tüm hakları saklı tutarken ilk yayın, gösterim ve dağıtım hakkını münhasır olarak verir. Tüm Oku Okut Yayıncılık yayınları, Creative Commons CC-BY-NC lisansı altında yayınlanır.</p> <p><strong>Açık erişim olarak yayınlama, çalışmamı kötüye kullanıma açık hale getirir mi?<br /></strong>Oku Okut Yayınları, yazarların ve editörlerin çalışmalarının telif hakkını elinde tutmalarına izin verir. Tüm yayınlarımızı Creative Commons lisansı altında yayınlıyoruz. Creative Commons, en başından beri açık hareketi çevreleyen konuşmalara dahil oldu. Lisansları birçok açık erişim materyalini korumak için kullanılır. Oku Okut Yayınları, Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International (CC BY-NC 4.0) kapsamında lisanslanmıştır.</p> yayin@okuokut.org (Dr. Abdullah Demir) yayin@okuokut.org (Editörlük) OMP 3.3.0.6 http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss 60 Kur’ân Dilinde Yemin Üslûbu https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/9 <p>Bu çalışmada özelde sûre bağlamında genelde Kur’ân bütünlüğünde kasemlerin ne anlama geldiği konusu ele alınmıştır. Dört bölümden oluşan çalışmanın giriş kısmında konu; kapsam ve yöntem bakımından incelenmiştir. Birinci bölümde kavramsal çerçeve içinde kasem, yemin ve hilf gibi kavramların birbiriyle ayniliği ve farklığı üzerinde duruldu. Dilsel çerçeve içerisinde kasem için kullanılan harfler; kendisiyle yemin edilen (muksemun bih) ve yeminin cevabı (muksemun aleyh) açıklanmıştır. Yine birinci bölümde yemin çeşitlerinden “zahir” ve “muzmar”ın açıklaması yapılmıştır.</p> <p>Çalışmanın ikinci bölümünde İslam öncesi dönemde Arap dili ve kültüründeki kasem geleneği incelenmiştir. Cahiliyedeki yemin konuları arasında Allah, kâbe, putlar, zaman ve birçok tabiat varlıkları bulunmaktadır. İslam öncesi dönemde maddi menfaatler elde etmek için yemin ifadeleriyle beraber şairler, sihirbazlar, kâhinler gizemli sözler söyleyerek insanların kendilerine inanmalarını ve yönelmelerini sağlıyorlardı. Özellikle kâhinler, kendi inanç ve kültürlerine göre kendisiyle yemin edilen şeyi ifade ettikleri halde cevabını söylemediklerinden yeminlerini gizemlilik içinde bırakırlardı.</p> <p>Üçüncü bölümde Mekkî-Medenî sûrelerdeki kasem şekilleri mukayese edilmiş ve bu bağlamda Mekkî sûrelerdeki kasemlerin genel itibariyle açık yemine örnek teşkil ettiği tespit edilmiştir. Bu bölümde ayrıca Allah’ın zat ve sıfatlarıyla yemin ettiğine dair örneklerin yanında hem müşahhas hem de mübhem varlıklara yemin ettiği hususu belirtilmiştir. Bu bağlamda Medenî sûrelerdeki kasemlerin kapalı yeminlere örnek oluşturduğu tespiti de yapılmıştır. Yeminler, kendisiyle yemin edilen hususların insanlar açısından önemli olduğuna dikkat çektiği gibi, yeminin cevabı hakkında da bir giriş oluşturduğu muhakkaktır. Çünkü yeminler cevaplarıyla ancak tamamlanır ve anlaşılır hale gelir. Cevapsız yemin ise niçin yemin edildiği belli olmayan bir eyleme dönüşür. Üçüncü bölümde ayrıca Kur’ân’da yemin üslûbu içerisinde yemin edilenlerle yemine cevap teşkil edenlere dair ilgili örnekler yer almıştır. Ayrıca Kur’ân kıssalarındaki yemin örnekleri de bu bölümde ele alınmıştır.</p> <p>Dördüncü bölümde ise kasemin muhtemel sebepleri, hedefleri, neticeleri, Allah’ın yemin etmesi incelenmiş olup bu bölümde ayrıca kasemin fıkhî boyutuna da işaret edilmiştir. Yüce Allah’ın varlıklara yemin etmeyeceği düşüncesinde olanlar, yeminin ancak yemin edileni yüceltmeyi hedeflediğinden bunun Allah için düşünülemeyeceği görüşünü ileri sürmüşlerdir. Allah’ın varlıklara yemin etmesi yemin edilen varlıkların fayda ve zararına dikkat çekmek içindir. Ayrıca Allah’ın değişik varlıklara yemin etmesi, o varlıklar üzerinden kendisine yemin etmesi anlamına gelmektedir. Zira yemin edilen nesnelerin başında “rab” lafzının olduğunu söyleyenler incir’e yapılan yemini “Tîn’in rabbine yemin olsun” şeklinde anlamışlardır.</p> <p>Sonuç kısmında yeminin<u>,</u> tarihin başlangıcından itibaren insanlar ve toplumlar arasında güven ve itimat telkin etmek için dilsel iletişim ve etkileşim aracı olduğu sonucuna varılmıştır. <span style="text-decoration: line-through;">Bu</span><span style="text-decoration: line-through;">dan </span>Buradan hareketle şunu söylemek mümkündür: C<span style="text-decoration: line-through;">c</span>ahiliye döneminde insanlar kendilerince kutsal saydıkları herhangi bir şeye yemin ederken, İslâmî dönemde yeminin sadece Allah’a yapılması istenmiştir. İslami dönemde yeminle ilgili hükümler konmuş, gerekmediği sürece yemin edilmemesi istenmiş ve Müslümanların gereksiz yere yemin etmeleri hoş karşılanmamıştır. Bu bağlamda yalan yere yapılan yemin büyük günahlardan sayılmıştır.</p> Dr. Mehmet Çalışkan; Dr. Ayşe Uzun Telif Hakkı (c) 2021 Dr. Mehmet Çalışkan; Dr. Ayşe Uzun https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/9 Mon, 27 Sep 2021 00:00:00 +0000 Türkiye Sosyal Bilimler Sempozyumu – 2021: Bildiri Özetleri Kitabı https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/8 <p><em>Türkiye Sosyal Bilimler Sempozyumu</em>, Sosyal Bilimler alanında araştırmalarını sürdüren profesyoneller ile bu alanda eğitimlerine devam eden lisansüstü öğrencileri bir araya getirerek tecrübe aktarımına imkân sağlamak, disiplinler arası çalışmaları güçlendirmek ve akademik üretime katkı sağlamak amacıyla <em>Oku Okut Akademi</em> tarafından düzenlenmektedir. Sempozyuma; Arkeoloji, Antropoloji, Edebiyat, Eğitim, Felsefe, Filoloji, Hukuk, İktisat, İlahiyat, İletişim, İşletme, Mimarlık, Psikoloji, Sanat, Siyaset Bilimi, Sosyal Hizmet, Sosyoloji, Tarih ve Uluslararası İlişkiler alanlarında hazırlanan bildiriler ile başvuru yapılabilmektedir. Başvurular, Sempozyum Bilim Kurulu tarafından incelenmekte ve en az iki hakemin değerlendirmesine sunulmaktadır. Kabul edilen bildirilerin özetleri ve tam metinleri <em>Oku Okut Yayınları</em> tarafından açık erişim olarak okuyucularla buluşturulmaktadır. Bu kitap, 28 Ağustos 2021 tarihinde gerçekleştirilen Türkiye Sosyal Bilimler Sempozyumu'nda sunulan bildiri özetleri içermektedir.</p> Dr. Abdullah Demir Telif Hakkı (c) 2021 Dr. Abdullah Demir https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/8 Sun, 05 Sep 2021 00:00:00 +0000 İSNAD Atıf Sistemi 2. Edisyon Citavi Şablonu Kullanım Kılavuzu https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/5 <p>Citavi, başta ilahiyat alanında olmak üzere bilimsel araştırma ve yazımda literatür taramasından araştırmanın raporunun (makalenin, tezin, kitabın) son düzeltme öncesi taslaklarını yazmaya kadar olan bütün süreçlerde akademisyene yardımcı olan bir yazılımdır.</p> <p>Araştırma faaliyetlerini ve süreçlerini kolaylaştıran, hızlandıran ve sağlam bir örgüyle tamamlamayı sağlayan özellikleri ve sunduğu araçlarıyla benzerlerinden ayrılır. Arapça ve Türkçe dahil birçok dili tam destekler ve bu dillerde hatasız yazma imkanı sunar. Her türlü tarih ve sayfa numarası girişlerinin kullanıcı tarafından yazıldığı şekliyle yazımına izin verir.</p> <p>Citavi, kaynak-referans yönetimi ile bilgi organizasyonunu aynı çatı altında bir araya getirmiştir. Bu sayede bibliyografya ve bilgi fişleri oluşturma, fişleri düzenleme, değiştirme, çeşitli kategorilere ayırma, araştırmanın içindekiler listesinde gösterilen bölüm ve başlıklara bağlama ve bunları kolay bir şekilde Word dosyasına aktarma gibi birçok özelliğe ve kullanışlı araca sahiptir. Bu sayede uzun zaman alan ve yorucu klasik bibliyografya ve bilgi fişleme aşamasını, kullanışlı ara yüzü ve gelişmiş araçları sayesinde keyifle ve kolay sürdürülebilir bir araştırma sürecine dönüştürür. Özellikle bibliyografya ve bilgi fişleri oluşturma sistemini araştırmacılar büyük beğeniyle karşılayacaklar ve keyifle kullanacaklardır.</p> <p>Sahip olduğu özellikler ve sunduğu araçlar sayesinde tez, makale ve kitabın son düzeltme öncesi taslakları Word uygulamasına gerek duyulmadan doğrudan Citavi’de yazılabilir. Araştırmacı böylece Citavi ve Word uygulamaları arasında gidip gelmeden doğrudan tek program üzerinden çalışmasını rahatlıkla sürdürebilir ve tamamlayabilir.</p> <p>Özellikle ilahiyat alanında olmak üzere bütün alanlarda bilimsel araştırma ve yazım süreçlerinin neredeyse tamamında araştırmacının işlerini oldukça kolaylaştırdığı, hızlandırdığı ve sağlam bir örgüyle kurgulanmasına olanak sağladığından biz de ülkemizde araştırmacıların bu yazılımdan faydalanmalarını sağlamak istedik. Bu maksatla bir sene önce İSNAD Atıf Sistemine uygun eklentisini ve kullanım kılavuzunu araştırmacıların kullanımına sunmuştuk. Şimdi de aynı kullanım kılavuzunu gözden geçirilmiş, ilave yapılmış ve görsel yönden daha iyileştirilmiş olarak araştırmacılara sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz.</p> Dr. Osman Arpaçukuru; Dr. Abdullah Demir Telif Hakkı (c) 2021 Dr. Osman Arpaçukuru; Dr. Abdullah Demir https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/5 Sun, 25 Jul 2021 00:00:00 +0000 On Temel Eser Örneğinde Dinî ve Ahlâkî Değerler https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/3 <p>Çocukluktan itibaren dinlenilen masallar ve ninniler, okunan hikâyeler ve romanlar ruh dünyamızı etkilemekle kalmayıp dinî ve ahlâkî gelişimimizi de etkilemektedir. Bu bağlamda araştırmada, 2005 yılında MEB tarafından tavsiye edilen 100 Temel Eser içinden öğrencilerin en çok okuduğu kitapların dinî ve ahlâkî gelişimlerini etkileyip etkilemediği, kitaplarda dinî ve ahlâkî değerlerin nasıl işlendiği incelenmeye çalışılmıştır.</p> <p>Çalışmaya temel oluşturan problemleri şu şekilde özetlemek mümkündür: 100 Temel Eser içinden seçilen kitaplarda dinî ve ahlâkî değerler nasıl işlenmektedir? DKAB programlarında hangi değerlere yer verilmektedir? Dinî ve ahlâkî değerlerin öğretiminde edebi eserlerden faydalanılabilir mi? Bahsedilen eserler DKAB derslerinde kullanılabilir mi? Bahsedilen eserler öğrencilerin dinî ve ahlâkî eğitimini nasıl etkilemektedir?</p> <p>Bu problemlerin incelenmeye çalışıldığı araştırmada, betimsel alan araştırması yöntemi kullanılarak bazı dinî ve ahlâkî değerler tespit edilmiş ve bu değerlerle ilgili yorumlar yapılmıştır. Daha sonra bahsedilen kitaplar temel alınarak hazırlanan anketler farklı liselerin 1. sınıfında okuyan 200 öğrenciye uygulanmıştır. Uygulamadan sonra öğrenciler ve öğretmenlerle görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen bulgular SPSS programıyla, t-Testi, faktör analizi ve ki-kare (chi-square) teknikleriyle değerlendirilmiştir.</p> <p>Sonunda, bahsedilen kitaplarda dinî ve ahlâkî değerlerin yoğun olarak işlendiği, öğrencilerin 100 Temel Eserde yer verilen kitapları okuduğu ve etkilendiği ancak DKAB derslerinde kullanılması konusunda, kitapları sanat eseri olarak görmelerinden dolayı zihinsel karmaşıklık yaşadıkları görülmüştür. Bununla birlikte dinî ve ahlâkî değerleri belirli bir kesim ya da zamanla sınırlandırmayan, günümüzle bağlantı kurabilen, öğrencilerin ilgi ile ihtiyaçlarını dikkate alan ve gerçeklik algısına uyan eserlerin yazılmasına ihtiyaç olduğu ortaya çıkmıştır.</p> Dr. Fatma Kurttekin; Dr. İshak Tekin Telif Hakkı (c) 2021 Dr. Fatma Kurttekin; Dr. İshak Tekin https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/3 Fri, 25 Jun 2021 00:00:00 +0000 Arapçada Zaman Kalıpları: Kullanım Alanları ve Türkçedeki Zamanlarla Karşılaştırılması https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/4 <p>Zaman, eylemle iç içe olan bir olgudur. Çünkü eylemlerin bir zaman içinde gerçekleşmesi gerekir. Bütün dillerde temel olan üç zaman vardır. Bunlar: Geçmiş zaman, şimdiki zaman ve gelecek zamandır.</p> <p>Eylemin gerçekleştiği zaman, Arapçada fiil ile ifade edilir, zira fiiller, eylemin gerçekleştiği zamanı ifade etmek için vardır. Arapçada fiil; mazi, muzari ve muzari fiilin bir versiyonu olarak kabul edilen emir fiili olarak üçe ayrılır. Bu üç kalıp Arapçada zaman sisteminin temelini oluşturur.</p> <p>Mazi fiil geçmiş zamanı, muzari fiil şimdiki ve gelecek zamanı, emir fiili ise gelecek zamanı ifade eder. Fiillerin ifade ettiği bu zamanlar, fiillerin hiç bir karine olmaksızın kendi içinde sağladıkları sarfî zamandır.</p> <p>Zaman, fiil dışında bazı kalıplarla da ifade edilebilir. Bunlar: ism-i fail, ism-i meful, isim fiili ve mastardır. Bu kalıpların zaman ifadesi cümle içinde kullanıldığında ortaya çıkar. Bu ise nahvî zamandır. Nahvî zaman cümleyi bir bütün olarak ele almakla anlaşılır. Çünkü burada zamanı belirleyen faktör, zaman kalıbından çok cümlenin akışı ve cümle içindeki karinelerdir. Bu açıdan yani nahvî zaman açısından bakınca mazi fiil şimdiki ve gelecek zamana delalet edebilir. Aynı şekilde muzari fiil geçmiş zamanı da ifade edebilir. Fiillerin ve fiil dışındaki kalıpların -ki bunlar fiil gibi hüküm görürler- ifade ettikleri zamanlar, cümle içindeki -ister lafzî ister hâlî olsun- karinelerin bilinmesiyle anlaşılır.</p> <p>Cümle içinde meydana gelen bu zaman değişikliklerini özellikle edatlar sağlar. Örneğin: لَـمْ ve لَمَّا ile kullanılan muzari fiil geçmiş zamana, şart edatı إِنْ ile kullanılan mazi fiil gelecek zamana delalet eder. Muzari fiil; لَـمْ ve لَمَّا dışında meczum ya da mansup olarak gelince gelecek zaman, merfu olarak gelince de geçmiş zaman ifade edebilir.</p> <p>Dolayısıyla, Arapça bir cümlede zamanın anlaşılabilmesi çoğunlukla edatların bilinmesine bağlıdır. Edatlar -ki bunlar lafzî karinelerdir- dışında zaman ifadesini belirleyen diğer bir karine de sözün söylenme ânındaki durumdur. Hâlî karine olarak adlandırdığımız bu karine, fiil ve fiilimsilerin (fiil manasında kullanılabilen isimlerin) ifade ettiği zamanın belirlenmesinde büyük rol oynar.</p> <p>İki bölümden oluşan “Arapçada Zaman Kalıpları, Kullanım Alanları ve Türkçedeki Zamanlarla Karşılaştırılması” adlı çalışmamızın birinci bölümünde bu sarfî ve nahvî zaman ifadelerinin ortaya çıktığı yerler, kullanım alanları ile birlikte incelenmiştir.</p> <p>İkinci bölümde ise Türkçe zaman kalıplarının Arapça karşılıkları verilmiş ve karşılaştırılması yapılmıştır. Böylece zaman ifadelerinin Arapça ve Türkçe açısından öğrenim ve öğretiminin kolaylaştırılması amaçlanmıştır.</p> Prof. Dr. Mehmet Ali Şimşek; Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Arkan Telif Hakkı (c) 2021 Mehmet Ali Şimşek; Zeynep Arkan https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/4 Fri, 25 Jun 2021 00:00:00 +0000 Esmâ-i Hüsnâya Dayanan Kelâm Anlayışı: Ebû İshak es-Saffâr Örneği https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/1 <p>Bu kitapta, Ebû İshâk es-Saffâr’ın (öl. 534/1139) kelâmî görüşleri, <em>Telḫîṣü’l-edille li-ḳavâʿidi’t-tevḥîd </em>adlı eserinde Allah’ın isimlerinin anlamlarını açıklarken yaptığı yorumlar çerçevesinde ele alınmaktadır. Ebû İshâk es-Saffâr, 6./12. yüzyıl Hanefî-Mâtürîdî âlimlerinden biridir. Kelâma dair <em>Telḫîṣü’l-edille</em> eserinde <em>esmâ-i hüsnâ</em> konusuna ayrıntılı olarak yer vermektedir. İki cilt hâlinde yayımlanan bu eserin yaklaşık üçte birlik bir kısmını esmâ-i hüsnâ konusu oluşturmaktadır. Bu kısım incelendiğinde, Saffâr’ın Allah’ın varlığı, birliği ve sıfatları ile ilgili konular başta olmak üzere pek çok konuyu 175 esmâ-i hüsnâya dayanarak izah ettiği görülmektedir. O, esmâ-i hüsnâ bölümünde yer vermediği bazı isimlere ise müstakil başlıklar altında değinmektedir. Örneğin el-Mütekkelim ismi <em>kelâm </em>sıfatını bağlamında ve <em>halku’l-Kur’ân</em> ile <em>icâz’ul-Kur’ân</em> gibi konularla ilişkili bir şekilde ele almaktadır. Bu isimler de listeye dahil edildiğinde sayı 178’e ulaşmaktadır. Bu durumda eserin yarısını esmâ-i hüsnâ konusu teşkil etmektedir. bk. <span class="hljs-tag"><span class="hljs-string">https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/1</span></span></p> <p>Saffâr, esmâ-i hüsnâ bölümünde alfabetik bir sıra içerisinde ele aldığı ilâhî isimleri öncelikle lugavî (semantik) yönden izah etmektedir. Sonrasında ise değerlendirdiği ilahî ismi, bir kelâm konusu ile bağlantı kurarak kelâmî perspektifle açıklamaktadır Esmâ-i hüsnâ temelinde ele alınan konuların hilâfet meselesi hariç diğer kelâm bahislerini kapsadığı görülmektedir. Saffâr öncesi Hanefî-Mâtürîdî kelâm literatürü içinde esmâ-i hüsnânın bu kadar kapsamlı ele alındığı başka bir eser bilinmemektedir.</p> <p>Bu kitap; üç ana bölümden oluşmaktadır. “Metodolojik Çerçeve” başlıklı giriş bölümünde çalışmanın konusu, önemi, amacı, yöntemi ve kaynakları hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Saffâr’ın yaşadığı sosyokültürel çevre olan Mâverâünnehir bölgesi ile Buhara ve Merv şehirlerinin siyasî, sosyal ve dinî durumu ortaya konulmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde esmâ-i hüsna konusunun anlaşılmasına temel oluşturan <em>isim, tesmiye, müsemmâ, sıfat </em>ve<em> vasf</em> gibi kavramlar ile esmâ-i hüsnânın sayısı ve <em>ihsâ</em>sı gibi kelâmî tartışmalara değinilmiştir. Sonrasında Saffâr öncesi dönemde kaleme alınan esmâ-i hüsnâ litaratürü hakkında bilgi verilmiştir. Bölüm sonuna Saffâr’ın rivayet ettiği 178 ilahî isme dair ayrıntılı bir tablo eklenmiştir. Üçüncü bölümde öncelikle, Saffâr’ın esmâ-i hüsnâyı izah ederken dikkate aldığı kelâmî ilkeler tespit edilmeye çalışılmıştır. Sonrasında ise Saffâr’ın <em>Telḫîṣü’l-edille</em>’de ilâhî isimleri açıklarken ortaya koyduğu kelâmî görüş ve değerlendirmeler belirlenerek sistematik bir şekilde kategorize edilmiştir. Bu kapsamda ele alınan her konunun sonuna ilgili ilâhî isimleri ve bağlantılı olduğu tartışmaları içeren tablolar eklenmiştir. Sonuç bölümünde ise Saffâr’ın esmâ-i hüsnâ anlayışına dayanan kelâm yöntemine dair ulaştığımız sonuçlara yer verilmiştir. Bu kitapta onun, esmâ-i hüsnânın %75’inde kelâmî yorumlarda bulunduğu ve <em>bilgi-varlık</em> bahsinden <em>âhiret hayatı</em>na kadar bütün kelâm konularını esmâ-i hüsnâ ile bağlantılı yorumladığı tespit edilmiştir. Ulaşılan bu sonuçlar, Saffâr’ın kelâm anlayışının ilâhî isimlerin yorumuna dayandığını ortaya koymaktadır.</p> Hümeyra Sevgülü Haciibrahimoğlu; Dr. Abdullah Demir Telif Hakkı (c) 2021 Hümeyra Sevgülü Haciibrahimoğlu; Abdullah Demir https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/1 Sat, 29 May 2021 00:00:00 +0000