OKU OKUT YAYINLARI https://yayin.okuokut.org/okuokut <p>Oku Okut Yayınları, 5 Şubat 2021 tarihinde Oku Okut Derneği tarafından sosyal ve beşerî bilimler alanına ilişkin araştırma türü eserleri yayımlamak üzere kurulmuştur.</p> <p>Oku Okut Yayınları, uluslararası yayıncılık standartları ve etik prensipleriyle uyumlu, yüksek kalitede bilimsel dergiler ve kitaplar yayınlayarak sürekli genişleyen bilimsel bilginin yayılmasına katkıda bulunmayı hedefler.</p> <p>Oku Okut Yayınları; açık erişimli, gayri ticari, akademik yayıncılığı benimsemiştir.</p> <p>Oku Okut Yayınları tarafından yayınlanan bütün kitaplar ve dergiler çift taraflı kör hakemlik sürecine tabidir.</p> <p>Başvuru sonrasında yapılan incelemelerde ve Yayın Kurulu’nca alınan kararda yayımı uygun görülen çalışmalar, e-kitap formatlarında ücretsiz olarak okurlarla buluşturulmaktadır.</p> <p>Oku okut Yayınları, ürettiği her türlü yayını ulusal ve uluslararası akademik literatüre dahil etmeyi amaçlar. Bu çerçevede kitaplar için ISBN, dergiler için ISSN numaraları alınır, yayınlar ulusal kütüphane kataloglarına ve elektronik dizinlere dahil edilir, uluslararası veri tabanlarında listelenmeleri için DOI numaraları alınır.</p> <p>Yayınevinin hedef kitlesini akademisyenler, araştırmacılar, lisansüstü öğrenciler ve ilgili akademik kurum ve kuruluşlar oluşturmaktadır.</p> <p>Kütüphaneler, araştırmacılar ve okurlar; yayınlarımızı PDF formatında kullanabilir, depolayabilir ve özgürce paylaşabilirler.</p> tr-TR <p>Yazarlar <em>Oku Okut Yayınları'nca </em>yayımlanan çalışmalarının telif hakkına sahiptirler ve çalışmaları Creative Commons Atıf-GayrıTicari 4.0 Uluslararası (CC BY-NC 4.0) olarak lisanslıdır. Creative Commons Atıf-GayrıTicari 4.0 Uluslararası (CC BY-NC 4.0) lisansı, eserin ticari kullanım dışında her boyut ve formatta paylaşılmasına, kopyalanmasına, çoğaltılmasına ve orijinal esere uygun şekilde atıfta bulunmak kaydıyla yeniden düzenleme, dönüştürme ve eserin üzerine inşa etme dâhil adapte edilmesine izin verir. </p> <p>Yazarlar, Oku Okut Yayınları'na diğer tüm hakları saklı tutarken ilk yayın, gösterim ve dağıtım hakkını münhasır olarak verir. Tüm Oku Okut Yayıncılık yayınları, Creative Commons CC-BY-NC lisansı altında yayınlanır.</p> <p><strong>Açık erişim olarak yayınlama, çalışmamı kötüye kullanıma açık hale getirir mi?<br /></strong>Oku Okut Yayınları, yazarların ve editörlerin çalışmalarının telif hakkını elinde tutmalarına izin verir. Tüm yayınlarımızı Creative Commons lisansı altında yayınlıyoruz. Creative Commons, en başından beri açık hareketi çevreleyen konuşmalara dahil oldu. Lisansları birçok açık erişim materyalini korumak için kullanılır. Oku Okut Yayınları, Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International (CC BY-NC 4.0) kapsamında lisanslanmıştır.</p> yayin@okuokut.org (Dr. Abdullah Demir) yayin@okuokut.org (Oku Okut Yayınları) OMP 3.3.0.13 http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss 60 İsmâilîlik ve Neoplatonizm: Ebû Ya‘kûb es-Sicistânî Örneği https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/31 <p>Bu çalışma Ebû Ya‘kûb es-Sicistânî'nin Yeni Eflâtuncu görüşlerini, Plotinus'un düşünceleriyle karşılaştırmalı olarak ele almaktadır. 4./10. yüzyılda yaşayan Sicistânî, İsmâilîliğin Horasan-Mâverâünnehir dâîlerindendir. Zikredilen dönemde dâîlerin fikirlerini yayabildiği ve entelektüel düşünceler geliştirdiği bölgede, İsmâilîlerin güç kazandığı, bazı devlet adamlarının onlara destek verdiği gözlenmektedir. Bu gelişim, Muhammed b. Ahmed en-Nesefî ve Ebû Hâtim er-Râzî gibi dâîlerin Sicistânî'ye hatırı sayılır bir miras bırakmasını sağlamıştır. Öte yandan yine bu dönemde, mistik ögeler barındıran İsmâilîlik Yeni Eflâtuncu etkilerle bir felsefî dönüşüm geçirmiştir. Söz konusu dönüşümün mimarları Muhammed b. Ahmed en-Nesefî ve öğrencisi Sicistânî'dir. Nesefî'nin eserleri günümüze ulaşmadığından, Yeni Eflâtuncu İsmâilîliğin izleri, Sicistânî üzerinden sürülmektedir. Bu çalışmanın amacı, İsmâilî düşüncedeki Yeni Eflâtuncu etkilerin gün yüzüne çıkarılma çabalarına bir katkı sunmaktır. Sicistânî'nin eserlerindeki Yeni Eflâtuncu ögelere odaklanan çalışma, Plotinus'tan yoğun etkiler barındıran Tanrı ve âlem görüşleriyle sınırlandırılmıştır. Çalışma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünün ilk kısmı metodolojik çerçeveye ayrılmış, çalışmanın konusu, amacı, sınırları, yöntemi ve çalışmada kullanılan bazı terimlere değinilmiştir. Araştırmanın kaynakları ve Sicistânî hakkındaki literatür değerlendirilmesi de bu kısımda yapılmıştır. Giriş bölümünün ikinci kısmı, Sicistânî'nin hayatı, halefi-selefi dâîler ve eserlerine ayrılmıştır. Ayrıca bu kısımda Sicistânî'nin düşünce dünyasındaki Yeni Eflâtuncu etkiler genel hatlarıyla özetlenmeye çalışılmıştır. Birinci bölüm Sicistânî'nin Tanrı anlayışına ayrılmıştır. Tenzihin aşırı bir örneğini sergileyen müellifin görüşleri Plotinus'un benzer görüşleriyle karşılaştırılmış, aradaki benzerlik ve farklılıklar tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu bölümün ilk yarısında, Tanrı'nın tanımlanamazlığına odaklanılmış, ona atfedilen bazı kavramların reddine değinilmiş ve benzeri görülmemiş bir tenzih anlayışı olan ikili tenzihe, diğer adıyla nefyin nefyine yer ayrılmıştır. Bölümün ikinci yarısı, Tanrı'yı tanımlanamaz kabul etmelerine rağmen Sicistânî ve Plotinus'un onun hakkında konuşması bağlamında, ona yakıştırılan bazı kavramları ve kullanım biçimlerini irdelemiştir. İkinci bölüm Tanrı âlem ilişkisi, âlemin oluşumu ve ruhanî âlem kısımlarından oluşmaktadır. Bu bölümün ilk kısmı, âlemi ezelî kabul eden Plotinus'un sudûr teorisiyle âlemin yoktan yaratıldığını dile getiren Sicistânî'nin savunduğu Emr düşüncesinin karşılaştırılmasına ayrılmıştır. Plotinus'un aksine Tanrı'nın illet olduğunu reddeden Sicistânî'de Emr'in varlığa nasıl illet olduğu ve ilk varlık olan Akl'ın yaratılışı bu kısımda ele alınmıştır. Bölümün ikinci kısmında ruhanî âlem ve onu oluşturan Akıl ve Nefs'in detayları incelenmiştir. Sicistânî'nin âlem anlayışında merkez noktada bulunan Akl'ın nasıl bir varlık olduğu, kapsayıcılığı, yaratıclığı, Nefs'le gerçekleştirdiği izdivaç, Nefs'in ondan fayda alması ve aldığı faydalarla cismanî âlemi yönetmesi, bu kısımda detaylandırılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümü cismanî âleme, ögelerine ve ögelerinden biri olan insana tahsis edilmiştir. İlk kısımda Nefs'in hemen altında başladığı ve feleklerle çevrili olduğuna inanılan cismanî âlemin bileşenleri olan madde, suret, felekler ve bunlarla ortaya çıkan hareket ve zamana değinilmiştir. İkinci kısımda Sicistânî'nin küçük âlem dediği insan ele alınmıştır. Bu bağlamda Plotinus ve Sicistânî'de önemli bir yer tutan, insanın ruhanî âlemle ilişkini sağlayan cüz’i nefs, İsmâilîlerin meleklerin yerine koyduğu Cedd, Feth ve Hayal ele alınmıştır. Plotinus'ta karşılığı olmamakla birlikte insan bahsinin altında ele alınması gereken nübüvvet, İsmâilî devir anlayışı, imamet, gelmesi beklenen mehdî ve şeriatın kaldırılması konularıyla çalışmanın gövdesi tamamlanmıştır. Sicistânî'nin eserlerindeki Yeni Eflâtuncu etkileri ortaya çıkarmak amacıyla hazırlanan çalışma, müellifin adı geçen felsefî ekolden büyük ölçüde etkilendiği, bunları eserlerinde yansıttığı sonucuna ulaşmıştır. Birçok konuda Plotinus'a sadık kalan Sicistânî, yoktan yaratma bahsinde ondan ayrılsa da âlemin ikiye ayrılması, sudûr hiyerarşisi ve insan nefsi konularında Plotinus'la aynı doğrultuda yol almıştır.</p> Dr. Yusuf Sansarkan (Yazar); Dr. Abdullah Demir (Dizi Editörü) Telif Hakkı (c) 2023 Yusuf Sansarkan (Yazar) https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0 https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/31 Sat, 07 Jan 2023 00:00:00 +0000 İSNAD Atıf Sistemi (Arapça) https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/29 <p style="font-weight: 400;">Dünya yüzünde 6.000’den fazla kaynak gösterim stili bulunmaktadır. Yaygın olarak kullanılan akademik yazım ve kaynak gösterme stilleri, 20. yüzyılın başından itibaren ortaya çıkmıştır. Chicago stili (The Chicago Manual of Style, CMOS, CMS) Chicago Üniversitesi tarafından 1906 yılında yayımlanmış ve 2017 yılında 17. edisyonu satışa sunulmuştur. APA stili (The Publication Manual of the American Psychological Association, APA) 1952 yılında Amerikan Psikoloji Derneği tarafından yayımlanmış ve 2019 yılında 7. edisyonu piyasaya sürülmüştür.</p> <p style="font-weight: 400;">Chicago ve APA gibi stiller, İngilizce dilinde akademik yayın yapmak için hazırlanmış kılavuzlardır. Öğrenciler veya akademisyenler, bu stillerin İngilizce tam metinlerine ya kitap formatını satın alarak veya bu stillerin elektronik versiyonlarına Üniversitelerinin abone olmaları durumunda erişim sağlayabilmektedirler. Her iki erişim seçeneği için de ücret ödenmesi gerekmektedir. Bu nedenle de bu stillerin tam metinlerine erişim Batı ülkeleri haricinde yaygın değildir.</p> <p style="font-weight: 400;">Chicago ve APA gibi stillerin Türkçe ve Arapça gibi çevirileri varsa kullanılması da bir seçenektir. Ancak bu stillerinin eski edisyonlarının çevirileri bile ticari bir ürün olarak satıştadır, ücretsiz erişilememektedir. Chicago ve APA gibi stillerde yer alan bilgiler güncellenmekte ve zamanla yeni edisyonları kullanıma sunulmaktadır. APA’nın güncel versiyonu, 7. edisyon İngilizce 428 sayfa olarak 2019 yılında, Chicago’nun 17. edisyonu İngilizce 1144 sayfa olarak 2017 yılında yayımlanmıştır. Ağustos 2022 itibari ile bunların diğer dillere çevirileri bulunmamaktadır. Çevirileri yapılsa bile öğrenciler bunların tam metinlerine ancak satın alarak erişebileceklerdir.</p> <p style="font-weight: 400;">Chicago ve APA stillerinin kullanımını talep eden bir enstitü veya dergiye çalışmasını sunacak araştırmacılar, genellikle internetten buldukları karşılarına çıkan farklı edisyonlardan birine ait örneklere bakarak çalışmalarını hazırlamaktadırlar. Bu durumda 17 edisyonu bulunan Chicago stilinin veya 7 edisyonu bulunan APA’nın hangi baskılarına ait örneklere baktıklarından çoğu zaman araştırmacılar habersiz olmaktadır. Chicago ve APA gibi stillerin tez yazımında kullanılması üniversiteler tarafından zorunlu tutuluyorsa, Avrupa ve ABD üniversitelerinin yaptığı gibi diğer üniversitelerin de bunlara abone olmalı ve öğrencilerine ücretsiz erişime açmalıdır. Ancak bunların İngilizce metinlerine erişim de tam olarak çözüm olmayacaktır. İngilizce akademik metin yazmak için hazırlanan bu çalışmaların Arapça veya Türkçe çevirilerinin yapılarak öğrencilerin erişimine açılması gerekecektir. Bu stiller ne zaman öğrencilere ve araştırmacılara tam metin olarak erişilebilir olursa o zaman Chicago ve APA stillerin sadece dipnot ve kaynakça yazımı ile ilgili 3-5 sayfalık bilgi içermediği konusunda da farkındalık artacaktır.</p> <p style="font-weight: 400;">Bu stiller, akademik araştırma ve yazımla ilgili öğrenci ve araştırmacıların mutlaka bilmesi gereken A’dan Z’ye tüm temel bilgileri içermektedir. Bu sebepledir ki APA’nın İngilizcesi 428 ve Chicago stilininki 1144 sayfadır. Bu stillerin İngilizce tam metinlerine ve güncel edisyonlarının çevirilerine erişim zorluğu sebebiyle Chicago ve APA gibi stiller öğrenciler tarafından doğru olarak öğrenilememektedir. Bunun olumsuz sonuçlarını, akademik metinleri kontrol etmek ve düzeltmek zorunda kalan danışmanlar, editörler ve yayıncılar çekmektedir. Akademik yazım ve kaynak gösterme konularındaki bilgi eksikliği sebebi ile akademik etik ihlaller, farkında bile olunmadan öğrenciler ve araştırmacılar tarafından yapılabilmektedir. Tüm bu olumsuzluklardan kurtulmak amacı ile 2018 yılında Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin proje desteği ile İSNAD Atıf Sistemi geliştirilmiştir.</p> <p style="font-weight: 400;">İSNAD, akademik çalışmalarda kullanılmak üzere Türkiye merkezli ve Türkçe olarak geliştirilen akademik yazım ve kaynak gösterme sistemidir. İSNAD’ın tam metnine ve web versiyonuna erişim tamamen ücretsizdir. İSNAD’ın İngilizce, Arapça ve Farsça çevirileri de ücretsiz olarak kullanıma sunulmuştur. Azerice, Kırgızca, Özbekçe ve diğer Türk dillerine de çevrilecektir. İSNAD; Zotero, EndNote ve Citavi gibi atıf yönetim araçlarıyla da kullanılabilmektedir.</p> <p><span style="font-weight: 400;">Üniversiteler, yayınevleri ve araştırmacılar, açık erişim lisansı ile hizmete sunulan İSNAD’ı ücretsiz şekilde kullanabilmektedir. İSNAD, öğrenciler tarafından daha erişilebilirdir ve öğrenilmesi daha kolaydır. Atıf stilleri, bilim dalına göre farklılık göstermektedir. Anket ve mülakat gibi güncel veri kullanan bilim dallarında yazar soyadından hemen sonra yayın tarihi belirtilerek atıf yapılması (metin içi sistemini) tercih edilmektedir. El yazmaları, arşiv belgeleri ve klasik eserler gibi en eski yazılı kaynağa ulaşılmasını gerekli gören bilim dallarında ise yazar adından sonra kaynak adının belirtilmesi uygulanmaktadır (dipnotlu sistem). İSNAD'ın hem metin içi hem de dipnotlu versiyonu bulunmaktadır. Bununla birlikte her iki versiyonda yazılan akademik metinlerde, kaynakçada eserler aynı düzende ve formatta yazılmaktadır. Bundan dolayı İSNAD tüm bilim dalları için uygundur. Kaynakçanın tek formatta hazırlanması ise kaynakça verisinin “temiz veri” olarak sunulmasına olanak sağlamaktadır. Üniversiteler ve dergiler tarafından İSNAD’ın kaynak gösterim sistemi olarak kabul edilmesi, akademik yazımda da standartlaşmaya katkı sağlayacaktır. Böylece kaynakça verisini kullanan akademik veri tabanları ve indekslere “temiz metadata” sağlanabilecektir. İSNAD akademisyen ve araştırmacılardan gelen görüş ve önerilerle geliştirilmeye devam edecek ve ücretsiz şekilde erişilebilir olmayı sürdürecektir.</span></p> Dr. Abdullah Demir (Yazar); Dr. Sadık Seymen Telif Hakkı (c) 2022 Abdullah Demir (Yazar); Sadık Seymen (Çevirmen) https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0 https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/29 Mon, 17 Oct 2022 00:00:00 +0000 2. Türkiye Sosyal Bilimler Sempozyumu Bildiri Özetleri Kitabı https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/28 <div> <p class="OO-Metin">2. Türkiye Sosyal Bilimler Sempozyumu, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ile Oku Okut Derneği iş birliğinde 27-31 Ağustos 2022 tarihlerinde çevrim içi olarak gerçekleştirildi. Sempozyuma 264 bildiri başvurusu ulaştı. Ön inceleme sonrası bu çalışmalar, ilgili olduğu bilim alanından 2 hakemin incelemesine sunuldu. İnceleme sonucunda başvurulardan 92’si kabul edildi. Beş gün süren sempozyuma 50 farklı üniversite ve kurumdan katılım sağlandı. <span style="font-size: 0.875rem;">Sempozyumun açılış oturumda “Sosyal Bilimlerin Bugünü ve Geleceği” konusuna odaklanıldı. Alanında yetkin isimlerden felsefe, sosyoloji, tarih, hukuk ve ilahiyat disiplinlerinin bugüne ne söyledikleri ve geleceğe ne söyleyebilecekleri sorularının cevapları arandı. Sosyal bilimler alanında akademik araştırmanın ve yazımın daha etkin yürütülebilmesine yönelik uygulamaya dönük sunumlar ikinci oturumda yer aldı. Sosyal bilimlerin genelini ilgilendiren açılış oturumlarından sonra toplam 31 ayrı oturum düzenlendi. Bu oturumlarda felsefe, sosyoloji, ilahiyat bilimleri, Türk dili, Arap dili, sanat tarihi, müzik, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler alanlarında sunumlar gerçekleştirildi. 2. <em>Türkiye Sosyal Bilimler Sempozyumu Bildiri Özetleri Kitabı</em></span><span style="font-size: 0.875rem;"><em>,</em> bu sempozyumda sunulan bildirilerin Türkçe ve İngilizce özetlerini içermektedir. Sunulan bildirilerden bazılarının tam metinleri, </span><a style="font-size: 0.875rem;" href="https://tetkik.okuokut.org/tetkik"><em>Tetkik: Türk-İslam Kültürü Dergisi</em></a><span style="font-size: 0.875rem;">’nde hakem sürecine alınarak Eylül 2022 sayısında makale türünde yayımlandı. Sempozyumun tamamının video kayıtları ise </span><a style="font-size: 0.875rem;" href="https://sempozyum.okuokut.org/">sempozyum web sitesinde</a><span style="font-size: 0.875rem;"> erişime açıldı. </span><span style="font-size: 0.875rem;">Sosyal bilimler kapsamında yer alan bilim dalları, anlamaya odaklanan ve “verinin” değerinin gün geçtikçe arttığı günümüzde daha da önem kazanan, kazanması gereken disiplinlerdir. Bu bilim dallarında verinin kıymetlendirilmesi, tecrübe aktarımı ile zaman içinde meleke hâline gelmektedir. Bu kapsamda lisansüstü eğitimlerine devam eden öğrenciler ile alanlarında uzman isimlerin bilimsel bir etkinlikte bir araya gelmeleri tecrübe aktarımına imkân sağlaması bakımından önemlidir. Türkiye Sosyal Bilimler Sempozyumu, profesyoneller ile lisansüstü öğrencileri bir araya getirerek tecrübe aktarımına imkân sağlamak, disiplinler arası iletişimi ve çalışmaları güçlendirmek ve akademik üretime katkı sağlamak düşüncesiyle düzenlenmiş ve istenilen sonuçlara ulaşılmıştır. </span></p> </div> Abdullah Demir (Dizi Editörü) Telif Hakkı (c) 2022 Abdullah Demir https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0 https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/28 Sun, 14 Aug 2022 00:00:00 +0000 Big Bang ve Yaratılış https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/18 <div> <p class="OO-Metin">Bu çalışmada, Big Bang teorisinin yoktan yaratılış düşüncesini destekleyip desteklemediği hususu hudûs delili açısından ele alınmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde Big Bang teorisinden önceki kozmoloji ve bilim tarihi, teorinin temel dayanakları ve Big Bang karşıtı evren modelleri detaylı bir şekilde incelenmiştir. Buna göre evren yaklaşık olarak 14,7 milyar yıl önce sonsuz yoğun, küçük ve sıcak bir durumdan (tekillik) ani bir patlamayla (açılma=genişleme) oluşmaya başlamıştır. Einstein'ın izafiyet teorisi, evrenin hala genişlemeye devam etmesi (Hubble Yasası), kozmik mikrodalga arkaalan ışımasının keşfedilmesi ve uzaydaki maddelerin tespit edilen miktarları bu teorinin en güçlü kanıtları olarak sunulmaktadır. İkinci bölümde ise kelâmcıların hudûs delili incelenmiş ve detaylı bir şekilde izah edilmiştir. Kelâmcıların geliştirdiği bu delil sadece Allah'ın varlığını ispat etmeye yönelik çabanın değil; aynı zamanda kelâmcıların bir bütün olarak evreni anlama ve anlamlandırma çabasının bir ürünüdür. Bu şekilde ortaya konan evren bütün parçalarıyla birlikte; hareket, zaman ve mekân dâhil olmak üzere hâdistir, yani sonradan ve yoktan yaratılmıştır. Sonlu birimlerden oluşan evrenin bir başlangıcı ve sonu vardır. Cevher ve arazlardan oluşan evren sürekli bir değişim ve dönüşüm (oluş-bozuluş) süreci yaşamaktadır. Çalışmanın son bölümünde Big Bang teorisi ile hudûs delili karşılaştırılmış ve şu sonuçlara ulaşılmıştır: Big Bang teorisi ile birlikte evrenin genişlediğinin kanıtlanması materyalist ve ateist felsefenin sabit, sonsuz ve değişmeyen evren tasavvurunu kesin olarak çürütmüştür. Ayrıca izafiyet teorisi ile birlikte mutlak zaman anlayışı geçerliliğini yitirmiş; zamanın göreliliği ve evrenle birlikte başladığı kanıtlanmıştır. Ancak kanaatimizce Big Bang teorisi, evrenin bir başlangıç noktası (tekillik) olduğunu kesin olarak ortaya koymakla birlikte bu, yoktan yaratılışın bir ispatı olarak değerlendirilemez. Sadece şu an sahip olduğumuz teorilerle uyumlu “bilimsel bir başlangıç” olarak değerlendirilebilir. Zaten bilimin, varlığın izini sürüp mutlak yokluğa, oradan da Tanrı'ya ulaşması beklenemez. Çünkü mutlak yokluk bilime insan bilgisine konu olamaz. İnsanlığın bilimsel olarak ulaştığı en son noktada bile evrenin varlığının en tutarlı açıklaması, evrenin sonradan ve mutlak yokluktan Allah tarafından yaratıldığı şeklindeki dini açıklamadır.</p> </div> Dr. Ahmet Mekin Kandemir (Yazar); Dr. Abdullah Demir (Dizi Editörü) Telif Hakkı (c) 2022 Ahmet Mekin Kandemir https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0 https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/18 Mon, 14 Mar 2022 00:00:00 +0000 Big Bang ve Yaratılış https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/17 <div> <p class="OO-Metin">Bu çalışmada, Big Bang teorisinin yoktan yaratılış düşüncesini destekleyip desteklemediği hususu hudûs delili açısından ele alınmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde Big Bang teorisinden önceki kozmoloji ve bilim tarihi, teorinin temel dayanakları ve Big Bang karşıtı evren modelleri detaylı bir şekilde incelenmiştir. Buna göre evren yaklaşık olarak 14,7 milyar yıl önce sonsuz yoğun, küçük ve sıcak bir durumdan (tekillik) ani bir patlamayla (açılma=genişleme) oluşmaya başlamıştır. Einstein'ın izafiyet teorisi, evrenin hala genişlemeye devam etmesi (Hubble Yasası), kozmik mikrodalga arkaalan ışımasının keşfedilmesi ve uzaydaki maddelerin tespit edilen miktarları bu teorinin en güçlü kanıtları olarak sunulmaktadır. İkinci bölümde ise kelâmcıların hudûs delili incelenmiş ve detaylı bir şekilde izah edilmiştir. Kelâmcıların geliştirdiği bu delil sadece Allah'ın varlığını ispat etmeye yönelik çabanın değil; aynı zamanda kelâmcıların bir bütün olarak evreni anlama ve anlamlandırma çabasının bir ürünüdür. Bu şekilde ortaya konan evren bütün parçalarıyla birlikte; hareket, zaman ve mekân dâhil olmak üzere hâdistir, yani sonradan ve yoktan yaratılmıştır. Sonlu birimlerden oluşan evrenin bir başlangıcı ve sonu vardır. Cevher ve arazlardan oluşan evren sürekli bir değişim ve dönüşüm (oluş-bozuluş) süreci yaşamaktadır. Çalışmanın son bölümünde Big Bang teorisi ile hudûs delili karşılaştırılmış ve şu sonuçlara ulaşılmıştır: Big Bang teorisi ile birlikte evrenin genişlediğinin kanıtlanması materyalist ve ateist felsefenin sabit, sonsuz ve değişmeyen evren tasavvurunu kesin olarak çürütmüştür. Ayrıca izafiyet teorisi ile birlikte mutlak zaman anlayışı geçerliliğini yitirmiş; zamanın göreliliği ve evrenle birlikte başladığı kanıtlanmıştır. Ancak kanaatimizce Big Bang teorisi, evrenin bir başlangıç noktası (tekillik) olduğunu kesin olarak ortaya koymakla birlikte bu, yoktan yaratılışın bir ispatı olarak değerlendirilemez. Sadece şu an sahip olduğumuz teorilerle uyumlu “bilimsel bir başlangıç” olarak değerlendirilebilir. Zaten bilimin, varlığın izini sürüp mutlak yokluğa, oradan da Tanrı'ya ulaşması beklenemez. Çünkü mutlak yokluk bilime insan bilgisine konu olamaz. İnsanlığın bilimsel olarak ulaştığı en son noktada bile evrenin varlığının en tutarlı açıklaması, evrenin sonradan ve mutlak yokluktan Allah tarafından yaratıldığı şeklindeki dini açıklamadır.</p> </div> Dr. Ahmet Mekin Kandemir (Yazar); Dr. Abdullah Demir (Dizi Editörü) Telif Hakkı (c) 2022 Ahmet Mekin Kandemir; Abdullah Demir https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0 https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/17 Mon, 07 Mar 2022 00:00:00 +0000 Oku Okut Derneği Faaliyet Raporu-2021 https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/15 <div> <p class="OO-Metin">Öğrencilerin okuma becerilerini geliştirmek ve topluma okuma alışkanlığı kazandırmak amacıyla projeler üretmeyi ve bu alanda ücretsiz hizmet sunmayı görev edinen Oku Okut Derneği, 07 Aralık 2020 tarihinde Ankara’da kuruldu. Kanunlar çerçevesinde faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşu olan Derneğimiz, toplum yararı için eğitim alanında sahip olduğu programlarla, okuma alışkanlığının artırılması amacıyla faaliyetler yürütmektedir.</p> <div> <p class="OO-Metin">Oku Okut Derneği’nin misyonu; kendini, tarihini, kültürünü ve dünyayı bilme yolunda olan öğrencilerimize, bilimsel veriler ve uluslararası başarılı uygulama örnekleri perspektifinde okuma alışkanlığı kazandırmak&nbsp;ve bu alışkanlığın tüm toplumda yaygınlaşmasını sağlamaktır.</p> </div> <div> <p class="OO-Metin">Oku Okut Derneği’nin hedef kitlesi; öncelikle öğrencilerimiz, vatandaşlarımız ve yurt dışında yaşayan soydaşlarımızdır.</p> </div> <div> <p class="OO-Metin">Oku Okut Derneği’nin kapsama ve hizmet alanı; yapay zekâ ve çevrim içi teknolojik imkânlarla yakın planda Türkiye, gelecekte tüm dünyadır.</p> </div> <div> <p class="OO-Metin">Oku Okut Derneği’nin vizyonu; okuma alışkanlığı kazandırmada ve kitap okumayı desteklemede Türkiye’nin KIZILAY’ı olmaktır.</p> </div> <div> <p class="OO-Metin">Oku Okut Derneği’nin&nbsp;amacı, öğrencilere “kitap&nbsp;okuma alışkanlığı” kazandırmak ve bu alışkanlığı toplumda yaygınlaştırmak amacıyla kapsamlı akademik araştırmalar yaparak her durum için özel “okuma projeleri” üretmektir. Yürütülecek projelerle eğitim-öğretimin her kademesindeki öğrenciler için kitaplarla buluşma imkânları oluşturulacaktır. Okuma-anlama becerilerinin geliştirilmesi için her okuyucuya yapay zekâ ve eğitim danışmanları aracılığıyla rehberlik hizmeti verilecektir. Ayrıca alanında uzman öğretim üyelerinin danışmanlığında ilkokul, ortaokul, lise, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine yönelik çevrim içi okuma kulüpleri oluşturularak öğrencilerin yazarlarla buluşması sağlanacaktır. Proje kapsamında gayretli ve başarılı olan öğrencilerin ödüllendirilmesi; maddi imkânı kısıtlı olan ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik ücretsiz çevrim içi canlı destek kurslarının düzenlenmesi de hedeflenmektedir.</p> </div> <div> <p class="OO-Metin">Oku Okut Derneği’nin projelerine ve sunduğu hizmetlere katılım tamamen ücretsizdir ve www.okuokut.org adresinden kayıtla gerçekleşmektedir.</p> <div> <p class="OO-Metin">Oku Okut Akademi, 27 Mart 2021 tarihinde Oku Okut Derneği tarafından kurulmuş online akademik eğitim platformudur. Oku Okut Akademi, uzaktan eğitimin getirdiği teknolojik imkanlarla Oku Okut Derneği tarafından yürütülen bir uzaktan eğitim projesidir.</p> </div> <div> <p class="OO-Metin">Oku Okut Akademi: Online Akademik Eğitim Platformu Projesi'nde tüm seviyelerdeki öğreciler ile çeşitli sebeplerden dolayı eğitimini tamamlayamamış vatandaşlarımızın desteklenmesi, katılımcılara uzaktan eğitim teknolojisi ile öğretmen ve materyal desteği sağlanması öngörülmektedir. Projeyle; ihtiyaç duyduğu bilgiyi arayan öğrencilerin ve dezavantajlı grupların desteklenmesi ve kendini geliştirmek isteyen bireylere imkân sağlanması amaçlanmaktadır.</p> </div> <div> <p class="OO-Metin">Oku Okut Akademi'nin hedefi, bireylerde oluşan deneyim ve uzmanlık bilgilerinin diğer bireylere ücretsiz olarak aktarılabilmesine imkân sağlayacak dijital eğitim platformunun hayata geçirilmesidir. Tüm bireyler; “öğrenen” veya “öğreten” olarak projede yer alabilmektedir.</p> </div> <div> <p class="OO-Metin">Oku Okut Akademi; içerisinde uzaktan eğitim (LMS) ve canlı yayın sistemleri, video, doküman ve haber portalları gibi bilgi üretim ve aktarım teknolojilerini içeren güçlü bir altyapıyı ile tüm katılımcılara ücretsiz olarak hizmet sunmaktadır.</p> </div> </div> </div> Abdullah Demir; Oku Okut Derneği (Yazar) Telif Hakkı (c) 2022 Abdullah Demir; Oku Okut Derneği (Yazar) https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0 https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/15 Wed, 09 Feb 2022 00:00:00 +0000 Şîvenâme-i İstinâddehî be Reveş-i İSNAD https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/19 <p><em>İSNAD Atıf Sistemi</em>, sosyal ve beşerî bilimler alanında hazırlanan akademik çalışmalarda kullanılmak üzere Türkiye merkezli ve Türkçe olarak geliştirilen akademik yazım, atıf ve kaynak gösterme sistemidir. Bilindiği üzere belli kurallara uyularak kaynak gösterme hem bilginin bilimselliğinin hem de fikrî mülkiyet haklarına saygının bir gereğidir. Bilimsel bir çalışmanın hazırlanmasında yararlanılan kaynakları, başka araştırmacılar tarafından tekrar ulaşılabilir ve kontrol edilebilir olacak şekilde bibliyografik bileşenleri ile doğru ve eksiksiz olarak araştırmalarda yazılmak durumundadır. Günümüzde yaygın olarak kullanılan atıf ve kaynak gösterme sistemleri, 20. yüzyılın başlarından itibaren ortaya çıkmıştır. Chicago Sistemi’nin <em>(The Chicago Manual of Style) </em>ilk versiyonu 1906 yılında hazırlanmış ve 2017 yılında 17. edisyonu satışa sunulmuştur. 1952 yılında ilk versiyonu kullanıma sunulan APA’nın <em>(The Publication Manual of the American Psychological Association) </em>ise 2019 itibari ile 7. edisyonu piyasaya sürülmüştür. Aslı Türkçe olan <em>İSNAD Atıf Sistemi</em>, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi tarafından desteklenen proje kapsamında, akademik yayıncılık alanında uzman öğretim üyelerinin ve hakemli dergi editörlerinin görüş, öneri ve değerlendirmeleri alınarak 2018 yılında geliştirilmiştir. Antropoloji, Arkeoloji, Coğrafya, Dil ve Edebiyat, Eğitim, Felsefe, Halkbilimi, Hukuk, İktisadi ve İdari Bilimler, İlahiyat, Psikoloji, Sanat, Sanat Tarihi, Sosyal Hizmetler, Sosyoloji ve Tarih gibi sosyal ve beşerî bilimler alanında akademik çalışmaların yazımında ve kaynak gösteriminde <em>İSNAD</em> ileortak bir yazım standardına ulaşılması hedeflenmektedir. <em>İSNAD</em>; akademik bir yazının başlığının nasıl belirleneceği, özetinin hangi bilgileri içermesi gerektiği, anahtar kavramların nasıl seçileceği, başlıklandırma formatının nasıl olması gerektiği, içerdiği tablo ve şekillerin nasıl oluşturulacağı, çalışmada kullanılan İngilizce, Arapça ve diğer dillerdeki eser adlarının ve müellif isimlerinin nasıl yazılacağı, tarih ve yüzyılların hangi şekilde gösterileceği, yayın etiği kapsamında nelere dikkat edilmesi gerektiği, istifade edilen kaynak eserden dolaylı veya doğrudan nasıl alıntı yapılacağı, atıf yapılan kaynakların katalog bilgilerinin metin içinde veya dipnotta nasıl yazılacağı ve kaynakçanın nasıl oluşturulacağı gibi akademik yazım ve yayın etiği ile ilgili bilinmesi ve uygulanması gereken temel ilke ve kuralları içermektedir. <em>İSNAD</em>’ın TÜBİTAK ULAKBİM TR Dizin ve DergiPark gibi akademik yayıncılıkla ilgili akademik dizin ve akademik yayın platformlarınca kaynak gösterme biçimlerinden biri olarak sistem entegrasyonu yapılmış; Web of Science/Clarivate Analytics EndNote, ProQuest RefWorks, Zotero ve Mendeley gibi dünya çapında kullanılan atıf ve kaynakça düzenleme programlarına uygun şablonları hazırlanıp ücretsiz olarak kullanıma sunulmuştur. Türkçe olarak hazırlanan ilk ve tek yerli akademik yazım ve kaynak gösterme sistemi olan <em>İSNAD</em>’ın, Türkçenin bir bilim dili olma hedefine katkı sağlama misyonu da bulunmaktadır. Yıllardır kitap ve dergi yayımlayan birçok devlet kurumu ve üniversitenin, ortak bir akademik yazım ve kaynak gösterme sistemi üzerinde birliktelik sağlayamadıkları bilinmektedir. Hatta aynı kurumun farklı tarihlerde yayımladığı eserlerde bile çeşitli kaynak gösterme sistemlerinin kullanıldığı görülebilmektedir. Dahası çoğu zaman kullanılan aslı İngilizce olan kaynak gösterme sistemlerinin aslına tamamen uygun olarak kullanılamadığı da bilinmektedir. Bunda APA, Chicago, MLA gibi bu sistemlerin tam metinlerine ancak abonelik veya kitap formatının satın alınması ile ulaşılabilmesi ve öğrencilerin, araştırmacıların internetten ulaşılabildikleri 1-2 sayfalık örnekler üzerinden bunları kullanmaya çalışması etkilidir. Oysa APA’nın 7’nci, Chicago’nun 17’nci edisyonu İngilizce olarak satışa çıkmıştır ve internetten ulaşılan örneklerin çoğu, güncel edisyona ait değildir. <em>İSNAD Atıf Sistemi</em>; öğrenciler, araştırmacılar, yayıncılar ile kurum ve kuruluşların hizmetine sunulmuştur. Ocak 2022 itibari ile sosyal ve beşerî bilimler alanında yayın yapan 125 hakemli dergi <em>İSNAD</em>’ı kullanmaya başlamıştır. Lisans mezuniyet tezi, yüksek lisans tezi ve doktora tezlerinin yazımında <em>İSNAD</em>’ın kullanılmasını öngören ve bunu tez yazım kılavuzlarına dâhil eden üniversitelerin sayısı artmaktadır. Ocak 2022 itibari ile <em>İSNAD</em>’ı 33 Enstitü tez yazım kılavuzuna eklemiştir. Ayrıca ulusal ve uluslararası sempozyum ve kongre düzenleyen birçok kurum ve kuruluş, katılımcılarından bildirilerini <em>İSNAD</em>’a uygun olarak hazırlamalarını talep etmeye başlamıştır. Ücretsiz olarak kullanıma sunulan bu sistem, kullanıcı dostu internet arayüzü ve kaynakça düzenleme yazılım eklentileri ile hızla kabul görmekte ve benimsenmektedir. Kullanıcılar <em>İSNAD</em>’ın EndNote, Zotero, Mendeley ve RefWorks gibi atıf ve kaynakça düzenleme yazılım eklentileri sayesinde atıf ve kaynak gösterme işlemlerini daha kolay, daha hızlı ve hatasız olarak yapabilmektedirler. <em>İSNAD </em>yazım kılavuzu Türkçe, İngilizce, Arapça ve Farsça olarak hazırlanmış ve açık erişim olarak <a href="http://www.isnadsistemi.org/">www.isnadsistemi.org</a> adresinden kullanıma sunulmuştur. Ayrıca <em>İSNAD</em> web sitesinde, akademik araştırma ve yazıma ilişkin eğitim videoları ve seminerler de ücretsiz olarak erişime açılmıştır. <em>İSNAD</em>’ın iki versiyonu bulunmaktadır: <em>İSNAD Dipnotlu</em> ve <em>İSNAD Metiniçi. </em>Sunulan bu alternatifler sayesinde atıf yapılan kaynağa dair bilgiler, metin içinde veya dipnotta gösterilebilmektedir. Örneğin psikoloji alanında hazırlanan bir tezde, kullanılan kaynağa <em>İSNAD</em>’a uygun olarak metin içerisinde “Tokur, 2021, 55” şeklinde atıf yapılabilmektedir. Antropoloji, Arkeoloji, Coğrafya, Dil ve Edebiyat, Felsefe, Halkbilimi, Hukuk, İktisadi ve İdari Bilimler, İlahiyat, Müzik, Psikoloji, Sanat Tarihi, Sosyal Hizmetler, Sosyoloji veya Tarih alanında hazırlanan çalışmalarda ise kullanılan eser dipnotta “Ali Bilgen<em>, Türk Tarihi (</em>Ankara: Oku Okut Yayınları, 2021), 32” şeklinde belirtilmektedir. Bununla birlikte gerek <em>İSNAD Metiniçi</em> gerekse <em>İSNAD Dipnotlu</em>sistemin tercih edildiği çalışmalarda, kaynakça tek bir biçimde “Soyad, Ad. <em>Eser Adı</em>. Basım Yeri: Yayınevi, Basım Tarihi (Bilgen, Ali. <em>Türk Tarihi. </em>Ankara: Oku Okut Yayınları, 2021)” şeklinde oluşturulmaktadır. Kaynakçada eser künye bilgilerinin belli bir standartta yazılması ve nokta (.) ile ayrılması araştırma ve yayınlarda kullanılan referansların veri tabanlarına kolayca aktarılmasına imkân vermektedir. Böylece atıf oranı ve etki değeri gibi bibliyometrik hesaplamalar yapan indekslere temiz veri sunulmaktadır. APA, Chicago ve MLA gibi uluslararası atıf ve kaynak gösterme sistemlerinin kaynakçada eser künye bilgilerinin nokta ile ayrılarak yazılmasını gerekli görmeleri de aynı fikre dayanmaktadır. <em>İSNAD</em>’ın kullanılması ile WoS, TR Dizin ve SCOPUS gibi akademik indekslere temiz veri sunulabilecek böylece atıf kaybı yaşanmadığından araştırmaların etki faktörleri doğru olarak hesaplanabilecektir. <em>İSNAD</em>’ın kullanımı, tam metinlerine ancak satın alınarak veya abonelikle ulaşılabilen İngilizce atıf stillerinin Türkçe çevirilerinin kullanılmasından kaynaklanan eksiklikleri giderecektir. Bilindiği üzere ticari birer ürün olan APA, MLA ve Chicago gibi atıf ve kaynak gösterme sistemleri, bu stillerin basılı kitap formları ile online tam metin erişimlerinin ücretli olması ve öğrencilerin İngilizce dil becerilerinin yeterli düzeyde olmaması gibi nedenlerle ortaöğretim, lisans ve lisansüstü eğitim-öğretim aşamalarında tam olarak öğretilememektedir. Örneğin Ocak 2022 itibari ile APA Kılavuzu 32 dolar, Chicago atıf sisteminin online bir yıllık bireysel abonelik ücreti 41 dolar ve matbu nüshası 95 dolardır. Yurt dışında üniversiteler, bu sistemlere abone olarak öğretim üyeleri ve öğrencilerin kullanımına ücretsiz olarak sunmaktadır. Türkiye’de ise bu sistemlere abone olan kurumsal kullanıcı sayısı çok azdır. Dolayısı ile öğrencilerin bu sistemlerin tam metinlerine ulaşmaları zorlaşmaktadır. Türkiye merkezli olarak geliştirilen <em>İSNAD Atıf Sistemi</em>’nin dili, Türkçedir. <em>İSNAD</em>’ın hem tam metin erişimi hem de online kullanımı tamamen ücretsizdir, açık erişime açılmıştır. APA, MLA ve Chicago gibi atıf ve kaynak gösterme sistemleri, çoğu kişinin zannettiği gibi sadece dipnot ve kaynakça oluşturma kurallarını içermez. Bu atıf sistemleri, akademik bir yazının başlık formatının nasıl olması gerektiği, dolaylı ve doğrudan alıntının nasıl yapılacağı, tablo ve şekillerin nasıl oluşturulacağı gibi akademik bir metin kaleme alınırken dikkat edilmesi gerekli tüm kural ve belirlemeleri içerirler. Oysa bu husus, yeteri kadar bilinmemektedir. İlgili sistemlerin İngilizce olarak hazırlanmış olmaları ile matbu nüshaları ve online tam metin erişimlerinin ücretli olmasının bu bilinmezlikte etkili olduğu söylenebilir. Benzer şekilde <em>İSNAD Atıf Sistemi</em> de akademik yazımla ilgili bilinmesi gerekli tüm kuralları içermektedir:</p> <ul> <li>Akademik bir çalışma hazırlanırken başlığının nasıl belirleneceği,</li> <li>Özet kısmında asgari olarak hangi bilgilerin yazılması gerektiği,</li> <li>Anahtar kavramların nasıl belirleneceği,</li> <li>Başlıklandırmanın nasıl olacağı,</li> <li>Tablo ve şekillerin nasıl oluşturulacağı,</li> <li>Çalışmada kullanılan Arapça, Farsça, İngilizce ve diğer dillerdeki eser adlarının ve müellif isimlerinin nasıl yazılacağı,</li> <li>Tarih ve yüzyılların hangi formatta gösterileceği,</li> <li>Yayın etiği kapsamında nelere dikkat edilmesi gerektiği,</li> <li>İstifade edilen kaynak eserden dolaylı veya doğrudan nasıl alıntı yapılacağı, atıf yapılan kaynakların metin içinde veya dipnotta nasıl yazılacağı sistemde yer alır.</li> </ul> <p><em>İSNAD</em>; akademik çalışmalarda yaygın olarak başvurulan kitap, makale ve tez gibi kaynaklara ek olarak sosyal medya mesajından nota kâğıdı türüne varıncaya kadar 41 veri türüne dair atıf ve kaynak gösterme kurallarını içerir. <em>İSNAD</em>’ın yaygınlaşması, akademik yazımda sosyal ve beşerî bilimler özelinde standartlaşmanın sağlanmasına katkı sağlayacak ve yazarların işini kolaylaştıracaktır. Ayrıca akademik bir yazı kaleme alınırken dikkat edilmesi ve uyulması gerekli tüm bu incelikler; okur, öğrenci ve araştırmacılar tarafından rahatlıkla ulaşılabilir ve öğrenilebilir olacaktır. Hâlihazırda akademik yazımla ilgili bütün bu hususlar <em>İSNAD</em> gibi belli bir sistem kapsamında yaygın şekilde öğretilemediği için yayıncılar, editörler, yayın kurulları, danışmanlar ve redaktörler; öğrenci ve yazarların yazım ve atıf hatalarını tashih etmek için yoğun çaba sarf etmek zorunda kalmaktadırlar. Ayrıca Türkiye merkezli bir atıf sisteminin ve bu sisteme ait yazılım şablon eklentilerinin bulunmaması, akademik bir yazı hazırlanırken kaynak gösterme yazılımı kullanımının yaygınlaşmasını engellemektedir. Ne yazık ki her yıl yüzlerce yayın yapan kurum ve kuruluşun, benimsedikleri “Yazım ve Atıf Kuralları” için hazırlattıkları EndNote, Zotero ve Mendeley yazılım eklentileri bulunmamaktadır. Buna karşın <em>İSNAD</em>, matbu ve online olarak ücretsiz ulaşılabilir olduğu gibi bilgisayar yazılım eklentileri ile de yazarlara kolay bir kullanım imkânı sunmaktadır.</p> <p>Enstitüler, karar vermeleri hâlinde <em>İSNAD Atıf Sistemi</em>’ni ücretsiz olarak kullanabilmektedirler. <em>İSNAD</em>’ın Türkçe, İngilizce, Arapça, Farsça vb. yazım kılavuzları, yazım araçları, eğitim videoları, öğrencilere yönelik eğitim seminerleri tamamen ücretsizdir ve açık erişimlidir. <em>İSNAD</em>, ücretsiz ve açık erişimli olarak hizmet sunma ilkesine bağlıdır ve hiçbir şart ve durumda ne şimdi ne de gelecekte ücret talep etmeyeceğini taahhüt etmektedir. Enstitüler; tez yazım kılavuzlarındaki kapak, dış kapak vb. her türlü şekilsel belirlemeler ile tez içeriğine dair her türlü şartlarını koruyarak kaynak gösterim sistemi olarak <em>İSNAD</em>’ın da kullanılabilmesini kılavuzlarına ekleyebilirler.</p> Dr. Abdullah Demir (Yazar); Dr. Abdulcelil Alpkıray- Safiullah Muntazer- Abdullah Abdal- Said Luqman- Dr. Habip Demir Telif Hakkı (c) 2022 Abdullah Demir; Abdulcelil Alpkıray; Safiullah Muntazer; Abdullah Abdal; Said Luqman; Habip Demir https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0 https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/19 Thu, 27 Jan 2022 00:00:00 +0000 İlahiyat Araştırmalarında Veri Taraması: Veri Tabanları – Kütüphaneler - Atıf Dizinleri https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/11 <p>Bu çalışma, İslami ilimler özelinde ön plana çıkan ulusal ve uluslararası veri tabanlarını, kütüphaneleri ve atıf tespit eden dijital mecraları tanıtmayı amaçlamıştır. Bunlarla birlikte atıf üzerindeki veri tabanları da araştırmanın içerisine dâhil edilmiştir. Literatür taraması, akademik çalışmanın sacayaklarından birisidir. Günümüzde literatür taraması genellikle sanal ortamlardaki veri tabanları ile yapılmaktadır. İslami ilimlerin tüm disiplinlerine ait literatürü, ayrıntılarıyla barındıran tek bir veri tabanı mevcut değildir. Birden çok veri tabanı araması ile daha kapsamlı bir literatüre ulaşılması mümkün olacaktır. Ancak önümüzdeki gelişmeler, veri tabanlarının gün geçtikçe kapsamlarını büyüteceklerini göstermektedir. Bu kapsamda klasik kaynaklar, yazmalar, tarihsel kayıtlar, arşiv ve siciller, güncel çalışmalar (kitap, tez, makaleler), akademik ve popüler dergiler, görsel malzemeler (afişler, kartpostallar, pullar vs.), sesli ve görüntülü kayıtlar, gazeteler, bütünüyle dijital ortama aktarılarak bu veri tabanlarının bünyesine kullanıcıların hizmetine sunulacaktır. İslami ilimler akademyası hızlı bir şekilde dijitalleşmektedir. Birçok elektronik ilmi program da gelişimini sürdürmektedir. Araştırmamız, Türkiye İlahiyat ve İslami ilimler fakültelerinin sıklıkla kullanması gereken veri tabanlarının tanıtılmasıyla sınırlandırılmıştır. Özellikle literatür taraması ve lisansüstü eğitime başlayanların görmesi ve bilmesi gereken sitelerin tanıtılması da amaçlanmıştır. Çalışmamızda İslami ilimler alanında yaygın olarak bilinen veri tabanları ve kütüphanelerin web sayfalarından tanıtıcı bilgiler alınarak ilgili veri tabanları tanıtılmaya çalışılmıştır. Bunun yanı sıra “İlahiyat alanında dijital bir ortamda veya veri tabanında yer alan bir tez, makale, dergi nasıl aranır? Nasıl bulunur? Nerede bulunur?” sorularının cevapları verilmeye çalışılmış, uygulamalı olarak da gösterilmiştir. Uygulamalar gösterilirken her bir dizin, veri tabanı ve kütüphanenin dikkat edilmesi gereken tarafına dair ekran görüntüleri alınarak konu teyit edilmiştir.</p> Dr. Harun Bekiroğlu- Talip Tuğrul (Yazar); Dr. Abdullah Demir (Dizi Editörü) Telif Hakkı (c) 2021 Dr. Harun Bekiroğlu- Talip Tuğrul (Yazar); Dr. Abdullah Demir (Dizi Editörü) https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0 https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/11 Sat, 25 Dec 2021 00:00:00 +0000 Tetkik: Türk-İslam Kültürü Dergisi https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/13 <p><a href="https://tetkik.okuokut.org/tetkik" target="_blank" rel="noopener"><em>Tetkik</em> </a>dergisi; Türk-İslam kültürünün araştırılması, incelenmesi, belgelenmesi ve korunması ile bu kültüre ait dil, din, eğitim, tarih ve kültürel mirasla ilgili makale ve kitap incelemelerini kapsar. Gönderilecek yazıların, konusunu bütüncül ve derinlemesine ele alması, karşılaştırma ve yorumları içermesi, bilimsel etik kriterlerine uyması ve özgün olması beklenir.</p> <p><strong>Anahtar Kelimeler</strong></p> <p>Dil ve Kültür/Language and Culture</p> <p>Din ve Kültür/Religion and Culture</p> <p>Kültür Politikası/Cultural Policy</p> <p>Kültür Tarihi/Cultural History</p> <p>Kültürel Yaşam/Cultural Life</p> <p>Kültürel Asimilasyon/Cultural Assimilation</p> <p>Popüler Kültür/Popular culture</p> <p>Turkey/Türkiye</p> <p>Türk Dili ve Edebiyatı/Turkish language and literature</p> <p>Türk Dünyası/Turkish World</p> <p>Türk Felsefesi/Türk Felsefesi</p> <p>Türk Filolojisi/Turkish Philology</p> <p>Türk Halk Kültürü/Turkish Folk Culture</p> <p>Türk Halkları/Turkic Peoples</p> <p>Türk Kadınları/Turkish women</p> <p>Türk Kültürü/Turkish culture</p> <p>Türk Mitolojisi/Turkish mythology</p> <p>Türk Mizahı/Turkish Humor</p> <p>Türk Siyasal Hayatı/Turkish Political Life</p> <p>Türk Tarihi/Turkish History</p> <p>Türk Tiyatrosu/Turkish Theater</p> <p>Türk Toplumu/Turkish Society</p> <p>Türk Zekâsı ve Mizahı/Turkish Wit and Humor</p> <p>Türk-Arap İlişkileri/Turkish-Arab Relations</p> <p>Türk-İslam Edebiyatı/Turkish Islamic Literature</p> <p>Türk-İslam Eserleri/ Turkish-Islamic Works</p> <p>Türk-İslam Felsefesi/Turkish-Islamic Philosophy</p> <p>Türk-İslam Kültür Varlıkları/Turkish-Islamic Cultural Heritage</p> <p>Türk-İslam Kültürü Araştırmaları/Turkish-Islamic Culture Studies</p> <p>Türk-İslam Kültürü/ Turkish-Islamic Culture</p> <p>Türk-İslam Musikisi/Turkish-Islamic Music</p> <p>Türk-İslam Sanatları/Turkish-Islamic Arts</p> <p>Türk-İslam Sentezi/Turkish-Islamic Synthesis</p> <p>Türk-İslam Tarihi/Turkish-Islamic History</p> <p>Türkçe Eğitimi/Turkish Education</p> <p>Türkçe El Yazmaları/ Turkish Manuscripts (Manuscripts - in Turkish)</p> <p>Türkçe Kaynaklar/Turkish Sources</p> <p>Türkçe Konuşan Ülkeler/Turkish Speaking Countries</p> <p>Türkistan/Turkistan</p> Dr. Abdullah Demir (Dizi Editörü); Oku Okut Yayınları (Yazar) Telif Hakkı (c) 2022 Oku Okut Yayınları https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0 https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/13 Mon, 20 Dec 2021 00:00:00 +0000 Kur’ân Dilinde Yemin Üslûbu https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/21 <p style="font-weight: 400;">Bu çalışmada özelde sûre bağlamında genelde Kur’ân bütünlüğünde kasemlerin ne anlama geldiğikonusuele alınmıştır. Dört bölümden oluşan çalışmanın giriş kısmında konu; kapsam ve yöntem bakımından incelenmiştir. Birincibölümde kavramsal çerçeve içinde kasem, yemin ve hilf gibi kavramların birbiriyle ayniliği ve farklığı üzerinde duruldu. Dilsel çerçeve içerisindekasem için kullanılan harfler; kendisiyle yemin edilen (muksemun bih) ve yeminin cevabı (muksemun aleyh) açıklanmıştır. Yine birinci bölümde yemin çeşitlerinden “zahir” ve “muzmar”ın açıklaması yapılmıştır.</p> <p style="font-weight: 400;">Çalışmanın ikinci bölümünde İslam öncesi dönemde Arap dili ve kültüründeki kasem geleneği incelenmiştir. Cahiliyedeki yemin konuları arasında Allah, kâbe, putlar, zaman ve birçok tabiat varlıkları bulunmaktadır. İslam öncesi dönemde maddi menfaatler elde etmek için yemin ifadeleriyle beraber şairler, sihirbazlar, kâhinler gizemli sözler söyleyerek insanların kendilerine inanmalarını ve yönelmelerini sağlıyorlardı. Özellikle kâhinler, kendi inanç ve kültürlerine göre kendisiyle yemin edilen şeyi ifade ettikleri halde cevabını söylemediklerinden yeminlerini gizemlilik içinde bırakırlardı.</p> <p style="font-weight: 400;">Üçüncü bölümde Mekkî-Medenî sûrelerdeki kasem şekilleri mukayese edilmiş ve bu bağlamda Mekkî sûrelerdeki kasemlerin genel itibariyle açık yemine örnek teşkil ettiği tespit edilmiştir. Bu bölümde ayrıca Allah’ın zat ve sıfatlarıyla yemin ettiğine dair örneklerin yanında hem müşahhas hem de mübhem varlıklara yemin ettiği hususu belirtilmiştir. Bu bağlamda Medenî sûrelerdeki kasemlerin kapalı yeminlere örnek oluşturduğu tespiti de yapılmıştır. Yeminler, kendisiyle yemin edilen hususların insanlar açısından önemli olduğuna dikkat çektiği gibi, yeminin cevabı hakkında da bir giriş oluşturduğu muhakkaktır. Çünkü yeminler cevaplarıyla ancak tamamlanır ve anlaşılır hale gelir. Cevapsız yemin ise niçin yemin edildiği belli olmayan bir eyleme dönüşür. Üçüncü bölümde ayrıca Kur’ân’da yeminüslûbu içerisinde yeminedilenlerleyemine cevap teşkil edenlere dair ilgili örnekler yer almıştır. Ayrıca Kur’ân kıssalarındaki yemin örnekleri de bu bölümde ele alınmıştır.</p> <p style="font-weight: 400;">Dördüncü bölümde ise kasemin muhtemel sebepleri, hedefleri, neticeleri, Allah’ın yemin etmesi incelenmiş olup bu bölümde ayrıca kasemin fıkhî boyutuna da işaret edilmiştir. Yüce Allah’ın varlıklara yemin etmeyeceği düşüncesinde olanlar, yeminin ancak yemin edileni yüceltmeyi hedeflediğinden bunun Allah için düşünülemeyeceği görüşünü ileri sürmüşlerdir. Allah’ın varlıklara yemin etmesi yemin edilen varlıkların fayda ve zararına dikkat çekmek içindir. Ayrıca Allah’ın değişik varlıklara yemin etmesi, o varlıklar üzerinden kendisine yemin etmesi anlamına gelmektedir. Zira yemin edilen nesnelerin başında “rab” lafzının olduğunu söyleyenler incir’e yapılan yemini “Tîn’in rabbine yemin olsun” şeklinde anlamışlardır.</p> <p style="font-weight: 400;">Sonuç kısmında yeminin<u>, </u>tarihin başlangıcından itibaren insanlar ve toplumlar arasında güven ve itimat telkin etmek için dilsel iletişim ve etkileşim aracı olduğu sonucuna varılmıştır. Buradan hareketle şunu söylemek mümkündür: C<span style="text-decoration: line-through;">c</span>ahiliye dönemindeinsanlar kendilerince kutsal saydıkları herhangi bir şeye yemin ederken, İslâmî dönemde yeminin sadece Allah’a yapılması istenmiştir. İslami dönemde yeminle ilgili hükümler konmuş, gerekmediği sürece yemin edilmemesi istenmiş ve Müslümanların gereksiz yere yemin etmeleri hoş karşılanmamıştır. Bu bağlamda yalan yere yapılan yemin büyük günahlardan sayılmıştır.</p> Dr. Mehmet Çalışkan (Yazar); Dr. Ayşe Uzun (Dizi Editörü) Telif Hakkı (c) 2021 Dr. Mehmet Çalışkan (Yazar); Dr. Ayşe Uzun (Dizi Editörü) https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0 https://yayin.okuokut.org/okuokut/catalog/book/21 Thu, 25 Nov 2021 00:00:00 +0000